TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay, yüksek enflasyon ve artan vergi yükünün çalışanların yaşam koşullarını zorlaştırdığını belirterek, işçi, memur, emekli ve asgari ücretlilerin uğradığı gelir kayıplarının telafi edilmesi gerektiğini söyledi.
İsviçre’nin Cenevre kentinde düzenlenen 114. Uluslararası Çalışma Konferansı’nda konuşan Atalay, Türkiye’de çalışan kesimin karşı karşıya olduğu ekonomik ve sosyal sorunları uluslararası kamuoyunun gündemine taşıdı.
Enflasyon Geçim Şartlarını Ağırlaştırıyor
Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) genel kurulunda söz alan Atalay, yüksek enflasyonun çalışanların alım gücünü önemli ölçüde düşürdüğünü ifade etti. İşçilerden emeklilere kadar geniş bir kesimin geçim sıkıntısıyla mücadele ettiğini belirten Atalay, yaşanan gelir kayıplarının giderilmesinin zorunlu hale geldiğini vurguladı.
Küresel krizler ve bölgesel çatışmaların ekonomik baskıları artırdığını dile getiren Atalay, bu süreçte çalışanların korunmasına yönelik adımların öncelikli olması gerektiğini kaydetti.
Kayıt Dışı Çalışma Ve Taşeron Sistemi Gündemde
Çalışma hayatındaki yapısal sorunlara da dikkat çeken Atalay, kayıt dışı istihdamın milyonlarca çalışanı sosyal güvence ve sendikal haklardan mahrum bıraktığını söyledi. Staj ve çıraklık mağdurlarının yaşadığı problemlerin çözüm beklediğini belirten Atalay, taşeron çalışma modelinin de iş güvencesini zayıflattığını ifade etti.
İş Kazaları Ve Uzun Mesailer Eleştirildi
Atalay, uzun çalışma saatleri, iş kazaları ve meslek hastalıklarının hâlâ çalışma hayatının temel sorunları arasında yer aldığını belirtti. Bazı iş yerlerinde çalışanların sendikal faaliyetler nedeniyle baskıya maruz kaldığını söyleyen Atalay, örgütlenme özgürlüğünün etkin biçimde korunması gerektiğini dile getirdi.
Konferansta ele alınan sosyal diyalog, platform ekonomisi ve eşitlik konularının geleceğin çalışma yaşamı açısından kritik önemde olduğunu ifade eden Atalay, dijital dönüşümün beraberinde yeni riskler getirdiğine dikkat çekti.
Güvenceli İstihdam Ve Sendikal Haklar Vurgusu
Geçici ve güvencesiz çalışma biçimlerinin yaygınlaşmasının çalışanlar açısından ciddi risk oluşturduğunu belirten Atalay, insan onuruna yakışır çalışma koşullarının ve güvenceli istihdamın yaygınlaştırılması gerektiğini söyledi.
Sendikal hakların demokratik çalışma hayatının vazgeçilmez unsurlarından biri olduğunu vurgulayan Atalay, kamu çalışanlarının haklarının uluslararası standartlarla uyumlu hale getirilmesini istedi. Grev hakkı dahil olmak üzere örgütlenme özgürlüğünün güçlendirilmesi gerektiğini belirten Atalay, toplu sözleşme süreçlerinin daha adil bir yapıya kavuşturulmasının önemine işaret etti.
“Gelir Adaleti Olmadan Kalkınma Sağlanamaz”
Konuşmasının sonunda gelir dağılımındaki adaletsizliğe dikkat çeken Atalay, emeğin korunmadığı ve sosyal devlet mekanizmalarının güçlendirilmediği bir ortamda toplumsal huzur ve sürdürülebilir kalkınmanın mümkün olmayacağını söyledi. Çalışanların ekonomik refahını yükselten ve sosyal haklarını güvence altına alan politikaların öncelikli hale getirilmesi gerektiğini ifade etti.
