Küresel tahvil piyasalarında sert bir satış dalgası yaşandı. ABD’nin 10 yıllık Hazine tahvili getirisi, 2007’den bu yana görülen en yüksek seviye olan yüzde 5,02’yi aşarak yatırımcıların yakından izlediği kritik bir psikolojik eşiği geçti.
Petrol Fiyatları Enflasyon Endişesini Körükledi
Getirilerdeki sert sıçramanın arkasında, hızla yükselen ham petrol fiyatlarının Fed’in bu haftaki faiz kararı öncesinde enflasyonist baskılara ilişkin endişeleri artırması yatıyor. Brent petrolün varil fiyatı 110 dolara yaklaşırken, ABD’nin referans petrolü West Texas Intermediate 103 dolar seviyesine dayandı. Suudi Arabistan’ın enerji altyapısına ve Körfez’deki deniz taşımacılığına yönelik saldırılar, Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştirilen petrol sevkiyatlarına ilişkin endişeleri büyüterek fiyatları yukarı çekti.
Yüzde 5, Yatırımcılar İçin Psikolojik Bir Sınır
TD Securities ABD Faiz Stratejisti Molly Brooks, 10 yıllık getirilerde yüzde 5 seviyesinin yatırımcılar açısından önemli bir psikolojik eşik olduğunu, bazı yatırımcıların bu seviyeyi düşüşten alım yapmak için bir referans noktası olarak belirlediğini ifade etti. ABD’nin 10 yıllık tahvil getirisi en son ekim 2023’te yüzde 5 seviyesini aşmış, ancak bu seviyenin üzerinde yalnızca bir gün kalabilmişti.
Almanya’da da 15 Yılın Zirvesi
Satış dalgası ABD ile sınırlı kalmadı. Almanya’nın gösterge niteliğindeki 10 yıllık Bund tahvilinin getirisi de yüzde 3,538’e kadar yükselerek son 15 yılın en yüksek noktasına ulaştı. İngiltere tahvilleri de aynı dönemde değer kaybederek küresel tahvil piyasalarındaki satış baskısına eşlik etti.
Altın ve Kredi Maliyetleri Üzerinde Baskı
Tahvil getirilerindeki yükseliş, sabit bir getiri sağlamayan altın üzerinde de belirgin bir baskı oluşturdu; ABD Hazine tahvillerinin sunduğu yüksek ve risksiz getiri, altını elde tutmanın fırsat maliyetini artırdı. Analistler, yüksek 10 yıllık getirinin konut kredileri, otomobil kredileri, şirket borçlanmaları ve yerel yönetim finansmanı gibi pek çok alanda borçlanma maliyetlerine yansıyabileceğine dikkat çekiyor. Piyasaların gözü şimdi Fed’in 16 Eylül’de açıklayacağı faiz kararına çevrilmiş durumda.
