Yargıtay, yıllık ücretli izin uygulamalarına ilişkin önemli bir karara imza attı. Yüksek Mahkeme, işçilerin yıllık izin kullandığı döneme denk gelen hafta tatili günlerinin izin süresinden düşülemeyeceğine hükmederek, uzun süredir tartışılan bir konuda emsal niteliğinde değerlendirmede bulundu.
Kararda, yıllık ücretli izin süresine rastlayan hafta tatillerinin ayrıca hesaplanması gerektiği vurgulandı. Bu nedenle işçinin, hafta tatili günleri izin süresine dahil edilerek eksik kullandırılan izinler için yıllık izin ücreti talep edebileceği belirtildi.
İzin Hesabında 4 Günlük Fark Ortaya Çıktı
İncelenen davada, işçinin toplam 28 gün yıllık ücretli izin hakkına sahip olduğu tespit edildi. İşveren tarafından sunulan kayıtlarda ise çalışanın iki farklı dönemde toplam 28 gün izin kullandığı gösterildi.
Ancak yapılan değerlendirmede, izin süreleri içinde toplam 4 hafta tatili gününün bulunduğu belirlendi. Yargıtay, mevzuat gereği bu günlerin yıllık izin süresinden sayılamayacağını ifade ederek, işçinin gerçekte yalnızca 24 gün izin kullandığı sonucuna ulaştı.
Böylece çalışanın kullanmadığı 4 günlük yıllık izin hakkının bulunduğu ve buna ilişkin ücret alacağı talep edebileceği yönünde karar verildi.
İş Kanunu Hükümleri Esas Alındı
Kararda, işçilerin dinlenme hakkını koruyan düzenlemelere dikkat çekilirken, yıllık ücretli izin ile hafta tatilinin birbirinden bağımsız haklar olduğu vurgulandı. Bu nedenle hafta tatili günlerinin yıllık izin süresine dahil edilmesinin hukuka aykırı olduğu ifade edildi.
İzin Ücretinin Şartı Fesih
Yüksek Mahkeme ayrıca yıllık izin alacaklarına ilişkin önemli bir noktaya daha değindi. Kararda, kullanılmayan yıllık izin hakkının doğrudan ücrete dönüşebilmesi için iş sözleşmesinin sona ermiş olması gerektiği belirtildi. Başka bir ifadeyle, çalışan işyerinde çalışmaya devam ettiği sürece kullanılmayan yıllık izinlerini ücret olarak talep edemiyor; bu hak ancak iş sözleşmesinin feshedilmesi halinde alacağa dönüşüyor.
Karar, yıllık izin uygulamalarında çalışanların haklarının korunması açısından emsal niteliğinde değerlendirilirken, işverenlerin izin hesaplamalarında hafta tatillerini ayrıca dikkate alması gerektiğini bir kez daha ortaya koydu.
